8. Sınıf Din Kültürü Ders Notları

8.Sınıf Zekât ve Sadakanın Bireysel ve Toplumsal Faydaları

Zekâtın bireysel ve toplumsal faydaları

  • Zekât, İslam’ın beş temel esasından biridir.
  • İslam dininde zekât mali ibadetleri simgeler.
  • Zekât her şeyden önce bir ibadettir.
  • Bu ibadeti yerine getiren bir Müslüman, Allah’ın (c.c.) emrine uyarak, O’nun rızasına kavuşmayı dileyerek gönlü huzurla dolar.
  • Allah’ın (c.c.) kendisine verdiği malı ve zenginliği O’nun emrinde ve yolunda harcamanın şükrünü göstermiş olur.
  • Zekât, toplumsal yardımlaşmayı yaygınlaştırarak yoksulları korur. Zekât, toplumdaki zenginler ile fakirler arasında bir köprüdür.
  • Ayrıca zekât, malın bereketlenmesini ve çoğalmasını sağlar. Bununla ilgili olarak Kur’an’da şöyle buyrulur: “Mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, yedi başak bitiren ve her başakta yüz tane bulunan bir tohumun durumu gibidir. Allah, dilediğine kat kat verir. Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.” (Bakara suresi, 261. ayet.

Zekâtın bireysel, toplumsal pek çok faydası vardır

  • Müslüman bir kişi zekât sayesinde bencillik ve cimrilik gibi kötü huylardan kurtulmuş, günahlarından da temizlenmiş olur.
  • Kur’an-ı Kerim’de Hz. Peygambere hitaben şöyle buyrulur: “Onların mallarından sadaka al ki, bununla kendilerini (günahlarını) temizlemiş, bununla onları bereketlendirmiş (kendilerini muhlisler mertebesine yükseltmiş) olasın” (Tevbe suresi,103.ayet.)
  • Zekât, insan ruhunu hırsa bağlı olarak büyüyen servet hâkimiyetinden kurtarır. Gerçek iyiliğe Allah (c.c.) yolunda harcama yapılarak ulaşılacağını öğretir. Bir ayette şöyle buyrulur: “Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça iyiliğe asla erişemezsiniz. Her ne harcarsanız Allah onu bilir.” (Âl-i İmrân suresi, 92.ayet.)
  • Zekât, zengin olan kişilere dünya malının kendilerine geçici bir süre için verilen bir emanet olduğunun bilincini aşılar. Zekât, Yunus Emre’nin: “ Mal sahibi mülk sahibi, Hani bunu ilk sahibi? Mal da yalan mülk de yalan, Var biraz da sen oyalan.” deyişiyle insanların mala ve mülke karşı bakış açılarının sağlıklı olmasını öğretir.
  • Zekât sayesinde bencillikten kurtulan, paraya ve mala düşkünlükten temizlenen, darda kalmışların yardımına koşan Müslümanlar, Peygamberimizin (s.a.v.) ahlakı ile ahlaklanmış olurlar.
  • Zekât, zenginin sadece kötü huy ve duygularını gidermekle kalmaz, onun malını da başkalarının haklarından temizler. Zenginlerin mallarında yoksul ve muhtaç kimselerin hakkı olduğu Kur’an-ı Kerim’de şöyle belirtilir: “Onların mallarında (yardım) isteyen ve (iffetinden dolayı isteyemeyip) mahrum olanlar için bir hak vardır.” (Zâriyât suresi, 19. ayet.)

Zekât toplumdaki ekonomik dengesizlikleri önler

  • Toplumda sosyal adaletin sağlanmasına katkı sağlar.
  • Zenginler zekât vermekle toplum yararına da çalışmış olurlar çünkü bir ülkede yoksullar çoğaldıkça huzursuzluk, ihtiyaç sahipleri azaldıkça huzur artar.
  • Her zengin Müslüman, malının zekâtını verecek olursa ülkede fakirlik azalır.

Sadakanın Bireysel ve Toplumsal Faydaları

  • Sadaka, Müslüman bir kişinin imanındaki sadakat ve samimiyetin bir delilidir. Peygamberimiz (s.a.v.) “Her iyilik bir sadakadır.” (Buhârî, Edeb, 33.) buyurarak sadakaya her Müslüman’ın yapabileceği bütün güzel davranışları kuşatacak bir anlam yüklemiştir.
  • Sadaka, verilen nimetlere karşılık bir şükürdür.
  • Sadaka, belalara ve musibetlere karşı bir kalkandır. Peygamberimizin (s.a.v.) ifadesiyle sadaka: “Rabb’in gazabını söndürür ve kötü bir şekilde ölmeyi önler.” (Tirmizî, Zekât, 28) Sadaka ayrıca, toplumsal hayatta sevgi, saygı ve güven ortamını oluşturmada en önemli değerlerden biridir.

“Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça iyiliğe asla erişemezsiniz. Her ne harcarsanız Allah onu bilir.” (Âl-i İmran suresi,92. ayet.)

  • İslam dini zekât, sadaka ve infak yoluyla ideal bir toplum oluşturmayı hedefler. İnsanlar arasında ayrım gözetmeden ihtiyacı olan herkese yardım yapılması dinimizin evrensel ilkelerinden biridir.
  • Peygamberimizin (s.a.v.) şu hadisi şerifi Müslümanları infak kültürü oluşturmada teşvik etmiştir: “İnsan ölünce üç şey dışında ameli kesilir: Sadaka-i cariye (faydası kesintisiz sürüp giden sadaka), kendisinden faydalanılan ilim ve kendisine dua eden hayırlı evlat.” (Müslim, Vasiyyet, 14.) Bu hadisin müjdesine nail olmak isteyen Müslümanlar hayır işlerine koşmuşlar ve pek çok cami, okul, hastane imarethane gibi kurumları inşa etmişlerdir.

“Ey iman edenler, rükû edin, secde edin, Rabbinize kulluk edin ve hayır işleyin ki kurtuluşa eresiniz.”(Hac suresi, 77.ayet.)


İçeriği beğendiyseniz yorum yazarak bize destek olabilirsiniz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu